Bütçe + hizmet bedeli ayrımı
Tek rakam yerine ödeme kalemlerini netleştiren açıklama.
Google reklam fiyatları denildiğinde çoğu kişi tek bir rakam görmek ister. Fakat Google’da reklam vermek, hazır etiket fiyatı olan bir ürün satın almaya benzemez. Daha çok, ne kadar görünmek istediğinize ve hangi müşteriye ulaşmak istediğinize göre şekillenen bir reklam alanı kiralamak gibidir.
Bu maliyeti anlamak için üç ayrı bölüme bakmak gerekir. İlk bölüm, doğrudan Google’da harcanan reklam bütçesidir. Bu bütçe, reklamınız tıklandığında kullanılır. İkinci bölüm, kampanyanın hazırlanması için gereken kurulum çalışmasıdır. Üçüncü bölüm ise reklam yayındayken yapılan takip, düzenleme ve iyileştirme hizmetidir.
Bir kuaför salonu, yalnızca bulunduğu ilçedeki müşterilere ulaşmak isteyebilir. Bir e-ticaret sitesi ise farklı şehirlerden sipariş almak isteyebilir. Bu iki örnekte reklamın kapsamı, kelime rekabeti ve harcama hızı aynı olmaz. Bu nedenle Google reklam fiyatı hesaplarken sadece “aylık kaç lira?” sorusu yeterli değildir.
Daha doğru soru şudur: Bu reklam bütçesi hangi aramalarda kullanılacak, kullanıcı reklama tıkladıktan sonra nereye gidecek ve işletme bu tıklamadan ne bekleyecek?
İyi planlanmış bir reklam çalışmasında amaç çok fazla tıklama almak değil, doğru kişiden tıklama almaktır. Çünkü her tıklama müşteri değildir. Reklam metni, hedef bölge, hizmet sayfası ve bütçe birlikte düşünülürse toplam maliyet daha anlamlı hale gelir.
Google reklam fiyatlarını değerlendirirken reklam bütçesiyle hizmet bedelini ayrı görmek gerekir. Böylece işletme ne kadarının Google’a gittiğini, ne kadarının reklam çalışmasının hazırlanması ve yönetilmesi için ödendiğini daha net anlar.
Fiyat sayfasında özellikle dikkat edilmesi gereken nokta, teklifin okunabilir olmasıdır. İşletme sahibi paket tablosuna baktığında reklam bütçesini, hizmet bedelini, tahmini çalışma kapsamını ve ödeme sonrası süreci karıştırmadan anlayabilmelidir. Açık ayrım yapılmadığında düşük görünen rakamlar sonradan kafa karıştırabilir. Bu yüzden reklam maliyeti anlatılırken sade satırlar, kısa notlar ve beklenmeyen vaatlerden uzak bir dil daha güven verir.
